23 Temmuz 2012 Pazartesi

şu taraftan gidelim!!!

Sıcaklardaki terlemelerin, tuvalet eğitimin, ilk sinema maceran derken ne kadar keyif alıyoruz bir bilsen... Şu taraftan deyip duruyoruz... Bu arada okul derdine de düştük çaktırmadan, tabii ev değiştirme derdi ile ama olsun! Her gün bir öncesinden daha farklı, ne güzel! Annen inanılmaz yoruluyor belki, ben çok koşturuyorum belki ama sen şöyle gelip bir sarılıyorsun, herşey toz duman oluyor. Dün sinemada gözlerinin içinde gördüğüm sevinci, heyecanı tekrar tekrar yaşamak için yapamayacağım şey yok. Artık akıllı cevaplar ve tripler ile birlikte istekler de başladı. Beylik laflar vardır ya "Baba olduğunda anlarsın, anlayacaksın" diye, bazı yönlerden neden böyle konuşulduğunu gerçekten daha iyi anlıyorum. Umarım bu hissiyatımı sonuna kadar sürüdürüp seninle daha çok zamanlar paylaşırız. Sana anlatmak istediğim çok şeyler, okumak istediğim çok kitaplar, göstermek istediğim çok yerler var...
Bu arada çaktırmadan Formula-1 ve Ferrari fanı yapmaya uğraşıyorum seni, dünkü zafer sonrası da "minik şampiyonum" olarak öpüyorum seni... (Aracın üzerindeki arma ve senin kendinden geçmen beni de kendimden geçirdi bu arada, Annen duymasın!)  ;-))

5 Şubat 2012 Pazar

üç…



Tam üç yıl önce bugün seni kucağıma aldığım gün. Sanki evren de avuçlarımdaydı artık. İçimde nehirler bir doldu, bir boşaldı. Kelimeler yetersizdi o an. Zaman bize en güzel hediyesini vermişti. Sevgi kaynağımızın tam ortasına yerleştiğin o an, kainat senin etrafında dönmeye başlamıştı  sanki bir anda… Senin o küçücük ellerinle ellerimizden tuttuğun o an sadece bizimdi. Üzerinden bir yıl, bir yıl daha derken bugün bir yılı daha bitirdik anlamadan zamanın içinde.. Attığın her adım senin küçük ayaklarının altında yıllara dönüşüyor bitanem. Gözlerimizin önünde büyüyorsun her geçen gün. Göz dalımlarında gözlerimin pusunda dünlerimiz. İlk adımlarında ve takılıp düşmelerinde, anne kalbimle seni gördükçe telaş içinde ben de yürürüm o gündenberi. Yürüdüğün yolların hep açık olsun bitanem… Zaman işte bu kadar çabuk geçmiş, sen bugün bir mum daha söndürüyorsun yine ve büyüyorsun iz bıraka bıraka… Zaman bugün senin ve sensin bize zaman, yarınlarımın baharı… Evrendeki tüm güzellik, iyilik, huzur, sevgi, mutluluk hep yanında olsun sağlıkla beraber. iyi dilekler, iyi bakışlar hep seni bulsun. Birlikte nice yaşlara canım oğlum.


Hergün bakıp sana, ve hep aynı heyecanla şükretmek yaradana, mutluluğu ve en derinlerime kadar hissederek sevgiyi… Gözlerim dolar, içim titrer ve zannederim ki onun için yapamayacağım hiçbirşey yok. Bilirim her babanın içinden gelen bir duygudur bu, bilirim artık baba olunca anlarsın nasihatlarını, ve bilirim bundan sonra ne için çalışacağımı, nasıl olacağımı, neyi yapıp neyi yapmayacağımı… Üç yıl önce yaşantımızın en güzel noktası olan sen, yavaş yavaş o merkezden başlayarak çemberler oluşturmaya, etrafını tanımaya, zaman zaman bizi yorsan da hep içimizdeki çocukla birlikte büyümeye başladın. Geçecek olan yıllar ile birlikte çemberlerin de büyüyecek ve diliyorum ki bunun içerisine girecek olan herkes saflığındaki sevgilerine mazhar olmaya değecek olsun. Dilerim ki büyüdükçe içindeki ışık, bedenindeki sağlık seni hiç üzmesin. Annenle birlikte sana vermeye çalıştığımız herşeyi sevgimizle harmanlayıp mutluluklarımızla biçelim… Bugün sen sadece üç yaşına girmedin, biz de seninle büyüdük birtanem, dilerim seninle birlikte büyümeye devam ederiz. (Seni çok seven baban…)