25 Eylül 2009 Cuma

yedi


(18.06.2009) 1 mayıs günü sünnetini yaptırdık, ameliyathaneye almadılar bizi, dayanılmaz bir stresti... neyseki çok şükür kolayca atlatıverdik sonrasını da. Biliyor musun, bu ayki aşılarında ağlamadın ilk defa. Geçen aydan beri her gün kaşık ile bir gün havuç bir gün elma suyu veriyoruz sana, şaplata şaplata içmene bayılıyoruz. Geçen aydan beri kalkıp oturmak, bu aydan itibaren de kalkıp ayakta durmak istiyorsun. 
Kucakta gezinmek çok hoşuna gidiyor, kucağımızda seni dolabındaki tigger, eyeore(eşek) ve vinnie the pooh resimlerine baktırıyoruz, hepsine değişik değişik kahkaha atıyorsun. geçen aydan beri kıkır kıkır gülüyorsun, inşallah tüm ömrün gülerek geçer. sen güldükçe bizde gülüyoruz! seni boynundan yiyiorum, bayılıyorsun hırpalanmaya, hemen çıkartıveriyorsun! annen çok kızıyo ama sen gülünce o da geçiveriyor. Araba aldık sana konsolos gibi kuruluyorsun içerisinde, bakına bakına pazarı geziyoruz, çok hoşuna gidiyor. Doğduğundan bu yana konsolos diyorum sana! geçen ay kendi yatağında yatarken döndürdün kendini başucundaki tigerlara doğru, bu ayda kendi çevrende dönmeye çalışıyorsun. Bu aralar sesini akord ediyorsun, arada manasız şeyler söylüyorsun ve biz de annenle bunlara mana bulmaya çalışıyoruz. Ayaklarına bayılıyorum, küçücük, aslında heryerlerine bayılıyorum. Sabah kahvaltılarımıza ve akşam yemeklerimize katılıyorsun, sıkılıyorsun artık sepetinde, gündüz uykuların azaldı ama gece olduğunu algılıyorsun ve (maşallah) gece derin ve uzun uyuyorsun. Büyüyorsun günden güne, annenin karnındayken uzun olacağın belliydi, şimdide ortalamadan üç santim uzunsun. ömrün de uzun olsun ve en önemlisi gönlünce olsun canım oğlum.
baban

altı



(14.05.2009) epeydir yazamadım, halbuki ne çok şey birikti... ocak ayında annenin kontrolleri sıklaştı. senin hareketlerin daha belirgin hale geldi ve tekmelerin görülür haldeydi. Son knotrollerde normal doğum yerine sezeryan önerdiler annene ve birden allak bullak olduk. anneannen de bizdeydi, teyzen de.. ve karar verdik senin 4 şubatta dünyaya gelmene.. inanılmaz bir gündü.. annen aşağı indi, ve 45 dakika sonra sen yukarı geldin, camın önünden ayrılamadım, Allah'ıma çok şükür en büyük mucize gerçek olmuştu, sen geldin ve herşey yolunda idi. Senin peşinden annen geldi, yarı baygın olarak, ama gözü sendeydi, ilk emzirmesi yarı baygın ve teyzenin yardımı ile oldu... inanılmaz duyguydu seni kucağıma alıp gazını almam. İlk gecemizi de birlikte geçirdik, daha gözlerini açamıyordun, araladığın anlarda ben fotoğrafını çekmeye çalışıyordum, herkese mesaj atarak mutluluğumuzu paylaştık, kimler kimler aradı sonra da.. silopi den bile aradılar orada iş yapan otomasyoncularımız. koşturduk sana ve senin için. ertesi gün evimize geldik ve ilk ziyaretçimiz recep abinlerdi. daha sonra babaannen, deden, amcan geldi, rüya gibi günler, ve her gün senin büyüdüğünü görmek çok çok güzel bir duygu.
baban.

beş



(18.12.2008) tuhaf şeylerin anlam kazandığını görüyorum, dün bir otobüsteki bebğin aşağıdaki babasına el sallayışını, her ikisinin gözündeki pırıltıyı görünce, normal zamanda dikkatimi çekmeyecek olan bu an içimde garip bir sevinç hüzmesi oluşturdu. Bu aralar dışarıdan hareketlerin görülebiliyor, sanırım hareketli olacaksın. Seni yetişmen çok ağır bir sorumluluk, bunu hissediyorum, eskiden deli saçması kehanetleri duyunca sallamazdım fazla, şimdi ise ilk aklıma siz geliyorsunuz. mali yönden sıkıntılı günler geçirsekte senin bereketinle geleceğini biliyorum, çünkü senelerce kendi işini arayan annen, seni doktordan öğrendiğimiz gün kendi işi ile ilgili teklif almıştı! hayat enteresan ama senin büyüdüğünü izlemek heyecan verici olacak Allah nasip ederse..

dört




(21.11.2008) uzun zamandır yazmak istediğim şeyler var ama mazeret çok yazamamak için. senin hayatının mazeretlerin ardında olmasını istemiyorum, dilediğin gibi ama güçlü bir hayat sürmeni istiyorum. Esra hanım hareketliliğin konusunda haklıymış, artık dışarıdan da görülebiliyor hareketlerin. akşamları seni ve anneni öpüyorum bol bol! senin odanın mobilyalarını da aldık geçen cumartesi, bize göre çok güzel, umarım sen de beğenir ve sağlıkla kullanırsın. annenin bulantıları devam ediyor bu arada, bir de bel ağrıları başladı. sanırım annelerin cefakarlığı çektiği ağrılardan başlıyor. umuyor ve diliyorum ki anneni başının üzerinde tutasın, ben gidince kol kanat geresin.
baban.

üç

(01.09.2008) Bugün doktorun Esra Hanım Erkek olduğunu gösterdi bize! çok hareketliymişsin! değişik duygular içerisine girdik annen de ben de.. Tatile gittik izmire ve halanlar hediyeler almış sana. döndük tatilden bu sefer Reyhan Teyzen bir sürü hediyeler gönderdi.. Şanslısın! inşallah şansın ömrün boyunca hep yanında olur.. Sana oğlum demek çok güzel bir duygu.. sana güzel duyguları öğretip kişiliğinin sağlam oluşması ve bunun uzantısı olarak karakterinin iyi olması için neler yapabileceğimi düşünüyorum.. inanki bu çok zor birşey ve inşallah üçümüz birlikte bunu başaracağız. Başarmanın temeli saygı ve güvendir, inşasının harcı da yalan konuşmamaktır, tüm bunları zaman içerisinde kendin yaşayarak öğreneceksin, ama sana bunları öğretirken bize kızma.. çalışmanın ve nasıl çalışılacağının ardından çalıştığın zaman göreceğin mükafatların, çalışmadığın zaman göreceğin cezaların hem kısa vadede neler olduğunu görerek isyan edecek, hem de uzun vadede tüm yaşamını etkilediğini gördüğünde bizlere hak vereceksin. Bildiğimiz doğruların ve yanlışların muhasebesini sende yapacaksın, biz sana bunları göstermekle yükümlüyüz, yürümeyi öğretmekle yükümlüyüz, nasıl yürüyeceğini göstermekle.. yol senin ve sen gideceksin..
baban.


iki

heyecanlandık bugün (29.07.2008) çünkü kalp atışlarını dinledik, ayaklarını oynatırken gördük seni, ellerini kollarını, mideni gördük.. öylece yatıyordun, tarif edilemeyen duygular vardır, sende öğreneceksin büyüdükçe, bugün bu duyguları yaşadık annenle.. annenin doktoru erkek olduğunu iddia etti bugün, bakalım doğru çıkacak mı? öylesine duygulandıkki ne hastane kapanışını ne de annenin vitaminini almadan çıkıverdik hastaneden, üstelik yağmur yağıyordu..


24 Eylül 2009 Perşembe

bir


Seni ilk gördüğümüz gün 13.06.2008 Cumaydı.. annen göremedi ama doktorun Esra Hn. ve ben seni gördük. bu tanışmamızda çok heyecanlandım, ancak senden haberdar olmam annenin bana attığı mesaj ile olmuştu. Aynen şöyle yazmış 12 haziran saat 18:48'te:"Sanırım bugünden itibaren eve daha erken gelmek zorundasın. seni 3 kişi bekliyor olacağız!" Ben o sırada eve doğru araba kullanırken okuyamadım mesajı, eve geldiğimde annen sordu mesajımı almadın mı diye, o sırada baktım ve annene sarıldım.. Bunu bekliyordum oysa ki ama beklemek ile öğrenmek/bilmek arasındaki fark bambaşka.. çok güzel bir mutluluk bu, ve senin sayende oldu.
19 haziranda annen seni gördü. 1 temmuzda ise iyice gösterdin kendini artık. ama annenin haziranın son haftasından itibaren bulantıları başladı. söylemeliyim ki annen çok dirayetlidir. seni öğrenmeden önce bizim hayatımız ikibuçuk kişilikti, annen, ben, buçuk olan ise fıstık. belki göreceksin belki hatırlamayacaksın fıstığı ama senden önce bizim yoldaşımızdı, hatta insan gibiydi o bizim için. hatta seni hissedip karın bölgesi civarına gelip uyuduğunu söyler annen.

Büyüdükçe, karakterin geliştikçe bizim davranışlarımızı eleştirmeye başlayacaksın, belki bazı konularda bize kızacaksın ancak şunu unutmamalısın; özellikle annen bu ay fazlasıyla sıkıntı çekti, ne yediyse birkaç saat sonra çıkardı, gece uykusundan uyandı ve gık etmedi. Senin için çektiği sıkıntılar yeni başladı halbuki, ancak sırf bu nedenle kızmalarını fazla uzatma..

Senin dünyaya gelme kararını biz verdik, çünkü annenle bizim aramızdaki sevgi ve aşk çok büyük ve seninde bu sevgiyi derinleştirip bundan nasiplenmeni, dünyaya duruşu düzgün olarak ve bizim çocuğumuz olduğun için gururla, sevinçle, mutlulukla ve sağlıkla bakmanı istedik.

Baban.

23 Eylül 2009 Çarşamba


şubat ayının dördüncü günü gözümüzün nuru oldun. çok mutlu ettin bizi, hayat sana da mutluluk, sağlık ve başarı getirsin. Dolu dolu ve başın dik bir hayatın olsun canım oğlum.
Annen ve Baban...